21 Aralık 2009 Pazartesi
4 Aralık 2009 Cuma
pencerem
benim gün boyunca dışrıya baktığım, derya ve ahmeti sabahları uğurladığım, akşamları geldiklerini görünce cama pati bazen de abartıp üzerine zıpladığım ve dank diye çarptğım pencere...
gün içinde canım sıkılınca dışarı bakarım; güneşe bakarım; oynayan çocuklara bakarım; yağmurda ıslananlara bakarım; uyuz olduklarıma nanik çekerim; pati sallarım; kulaklarımı oynatırım....
deryayı uğurlarken mutlaka 45 derecelik açı ile kafamı sağıma yaslarım :)))
eve gelen misafirleri buradan tanırım ona göre karşılama oyunlarına hazırlık yaparım; bazen geçenleri bize geliyor sanıp; deli deli koşar evdekilere haber vermeye çalışırım ama yanıldığım da olur
hehheheheh
hev hev hev
hav hav hav
paw paw paw
rockyler....
bayramda neler yaptım?
efendim bayramda çok eğlendim ama Ahmet'ten uzak kalmanın burukluğu da hep içimizdeydi, Derya'nın ailesinin evinde kaldık 3 gece ohhh ... heryerde deli gibi koşturum; bol bol tüylerimi döktüm; camlardan gelen geçeni seyrettim, Derya'nın babasıyal oyunlar oynadık evde onun dizinin dibinden hiç ayrılmadım; gelen her misafir çok sevdi beni; başımı okşadılar , heev heeev size sesleniyorum o yediğiniz şekerlerden tattırmadınız yaaa aşk olsun yani...
bayrımlık giysimle fotoğraflarım aşağıda bakalım beğenecek misiniz?
boynuma bakın danacık oldum ben danacıııık:)
işte kediciğim özlem hikayesini anlatayım size..... deryanın eski evinin orda bi sürrrü arkadaşım oldu benim; çok tatlı kızlar ve yaramaz oğlanlar... benim için sıraya girdiler beni gezdirdiler; öğlen vakti beni görmek için eve geldiler; benim tasmamdan daha fazla tutabilmek için kavga bile ettirler; deryanın 17 senedir oturduğu yerde yakalayamadığı ilgiliyi buldum orda; sitenin diğer ucundan baaalıııım die bağıran arkadaşlarımdan özlem verdi bu pelüş kediciği bana ; öyle çok sevidm ki günlerdir ağzımdan çıkarmıyorum, gözleri ve burnu çoktaan koptu bileee
yuvamdaki prenses köşeşi:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)